yeniden başlarken

Merhaba,

Dört Ayaklı Şehir inisiyatifinin sitesi (www.dortayaklisehir.com) bir süredir kapalıydı.

Haziran 2015’ten bu yana kapalıydı sitemiz. Suruç’taki patlamadan sonra kapatmıştık siteyi, Kamp Armen’deydik o yaz. Bir yeri birlikte, birlikte yaşamak için savunmanın verdiği heyecanı, onun coşkusunu en son o zaman hissetmiştik. Dört Ayaklı Şehir radyo programımız bir süre daha devam etti, iki arkadaşımız 6 ay daha devam eden işlerimizi, gündemi konuşmayı sürdürmüşlerdi. Sonra.

Sonrası tufan.

“Kısırkaya Sahipsiz Hayvan Rehabilitasyon Merkezi ve Bahçeli Yaşam Alanı” ilk açıldığında, gece yarısı yaptığımız bir telefon konuşmasında, birimiz “böyle bir şey olamaz, bakın görün olmayacak” diyordu. Diğerimizin sesi ise derin bir kuyunun içinden geliyor gibiydi: “O günler geldi kardeşim. Nasıl dayanacağız bilmiyorum.”

Bilmiyorduk, hiçbir şey bilmiyorduk. Kısırkaya hakkındaki iptal kararına rağmen açılıp işlemeye başlamıştı. Kurtköy’e atılan on binlerce köpek o sonsuz kuraklık, yoksunluk, o Kerbela çöllerinde susuz ve aç yaşamaya çalışıyor, bir ziyaretimizde gördüğümüz, sarılıp bize doğru koşan hayvanları bir daha göremiyorduk. On binlerce hayvan, kimisi Kısırkaya’da karanlık beton bir hücrede, üşüyerek ve yalnız, kimisi arkadaşlarının, yavrularının ölüsü arasında, hafif bir rüzgarla havayı dolduran leş kokusunun ortasında, hastalık, açlık, sefalet ve  çaresizlik içinde ölüyordu.

Son birkaç yılda Türkiye’de olup bitenler, tüm hak ihlalleri, savaşlar ve ölümler, patlamalar, ölen, atılan, bir yerden başka bir yere sürülen, sürüklenen arkadaşlarımız, birbirimizin gözünde gördüğümüz kaygı ve çaresizlik, veda ettiğimiz her yer, veda edemediğimiz kavuşmak için gün saydıklarımız, kaybettiğimiz, işkenceden, tecavüzden, tecritten, kıyımdan kurtaramadığımız hayvanlar…

Her şey sonrasında nasıl devam edeceğimizi bilmediğimiz birer felaket gibi üzerimize çökerken, düşünebilmek, yazabilmek, konuşabilmek, en çok da içinden geçtiğimiz bu büyük felaketi anlayabilmek, başka türlü gelecek imkanını örgütleyebilmek için mağaralarımıza kapanmak, saklanmak, sessizce ve sabırla derinleşebilmek için daha az görünür olup daha çok iş yapmak istedik.

Olan bitene bakıp anlamaya çalıştıkça, yani mantık, tarihsel bir akıl, işleyiş ve ilkeler aradıkça, kötülüğün ruhuna ruh üflüyor gibi hissediyorduk. Bizim için vakit, bütün anladıklarımızı daha iyi bir geleceğe, hayvanlar için kurucu ve dönüştürücü gücü kendimizde, yaptığımız işte bulana kadar emek verme, derinleşme, bunun için de mecburen yalnızlaşma zamanıydı.

Şimdi birkaç yıl aradan sonra tekrar, yeniden bu karanlığın içinden düşündüklerimizi, emek verdiğimiz şeyleri, bizi heyecanlandıran, umutlandıran haberleri, gelişmeleri, bildiklerimizi ve öğrenmeye çalıştıklarımızı paylaşmak istiyoruz. Bu karanlık süreç henüz bitmedi, sonunda değilsek de umuyoruz ki ortasında bir yerlerdeyiz. Çalışmaktan, hayvanların sesini duyurmak, onların hakları için mücadele etmekten başka bir şansımız yok.

Adaletin olmadığı yerde, önce ve acil olarak onlar için adaleti savunmaya mecburuz. Öldürülen tek bir hayvan için, ormana atılan, barınaklarda, mezbahalarda katledilen bütün hayvanlar için gerekirse bütün şehri yakabilecek kadar öfkeliyiz ama şimdi bu öfkeyi ve üzüntüyü inanca ve emeğe dönüştürmeye mecburuz. Bütün şehri kurmak, kurtarmak, üzerine çöken kabustan çıkarmak için mücadele edeceğiz.

Dört Ayaklı Şehir, hayvanların kırılgan, direngen, o güzel ve kuvvetli ayaklarının izinde bütün şehirlerde, köylerde ve kasabalarda, yaşadığımız ve hiç gitmediğimiz mekânların dününü, bugün ve yarınını yeniden düşünmek için yeniden yola çıkıyor.

Adalet olmadan, bizler için hayvanlar için de özgürlük olmayacağını biliyoruz. Hayvanları kapatıldıkları, zorla çalıştırıldıkları, terk edildikleri, öldürüldükleri tecrit mekanlarında, barınaklarda, fabrikalarda yalnız bırakmamak için, onların yaşam hakları ve özgürlükleri için.

Adaletin olmadığı yerde sığınacakları bir ağaç gölgesi için.

Hayvanlara dair ihtimamımızı, bitmek bilmez üzüntü ve endişeyi inanca ve mücadele gücüne dönüştürebilmek için.

Onların ve bizlerin içinde yaşadığı doğa için birlikte düşünmeye, çalışmaya, konuşmaya ve yazmaya devam etmek istiyoruz.

Sıfırdan başlamamız gerektiğine inanıyoruz. Bugüne kadarki bütün mücadelelerimizi yanımıza alıp, yine de sıfırdan başlıyoruz. Hayvanlara, özellikle sokaklarımızdaki hayvanlara veda etmemek için, onları belki son büyük kıyımdan kurtarabilmek için en baştan emekle, inançla ve inatla yeniden başlıyoruz.

Sitemiz zamanla büyüyüp çoğalacak. Katkılarınızdan, aklınızdan ve düşüncelerinizden bizi mahrum bırakmayın.

dört ayaklı şehir

Reklamlar